29 Ekim 2007 Pazartesi

Ben..


Huzurumun gözünün bebeğinin sevinç çığlığı olmasını istediğimden beri parantezlerde,kapali kuyularda nefessiz bir hüzündüm ben..
Hissettiğimi hissettiğinde yine köprünün altında,duraktaki insanların umutsuz mutluluk bekleyisinin otostop kadar düşük ihtimali oldum,kahrolası seviye fakiri boğukluğunda..
Boğma Artık!

Derinlerinde bir çatı katı kurduğumdan beri,sürekli tabanıma akan kara bir irin damlası oldun,kırıldım yine
Bekleyisin sonunun ne olduğunu bildiğim halde hala bir yavru köpeğin naçar inleyişi kadar umut ve ıstırapla çalkalandı seyrek,çekingen ama yine de çapkın gülüşlerim

‘’Ümit dolu olduğum kadar,
Karamsarlık ağladım istemsiz’’

Sol ayağımla ağlamaklı hayaller kurdum kötürüm maratonlarda ipi göğüsleyip,göğsümdeki yumuşak hayallerim yere düştüğünde..Fırlat Beni!Sahtekar duvarından sekip,yine bir ayakkabı tabanına yapışayım! ..Beğeni kalelerinin en dibinden nirvanasına ulaşmaya çalışan sırtındaki arayış çekirdeğiyle düşüprmanan ağlamaklı bir karınca,Ben!

Boğuldum çift bakan yeşillerinin ferahlatan yellerinin önünde,düşüncelerine sürüklenmeye çalıştım,kafamı parçaladın ama alıp kartpostalına veda yaptın ellerine bulaşan sana düşkün hücrelerimi!Muhtaç değildim,saplantımdın! Öyle kaldın,şimdi ben onları,seni,anlatmaya çalıştıklarımı tüm gözeneklerimden ispirto döküp yaktım..Eri Artık!!
Ama yoktun,elma şekeri silüetine alakadardım! Bu,ben,ama ölü,ceset kokan sabırım,yine de senin olsun kanlı gözyaşları çağlayan kahkahalarım..Devam et,yine sen ol sözünde baş kahramanım,aslında figüranım…

Hiç yorum yok: